Bilenler biliyordur, uzunca bir Hindistan seferinden yeni döndüm. Hazır bu seyahatin anıları tazeyken ve madde bağımlısı’nı iyice boşlamışken fırsatı değerlendirip, şöyle güzel bir maddeleme yapayım dedim., Bu sefer bir de değişiklik var, fotoğraflar oradan buradan toplama değil, ben ve arkadaşlarımdan…
Hindistan için, ya aşık olursun, ya nefret edersin derler. Ben ikisinin de dışında kaldım açıkçası, nefret kesinlikle etmedim. Aşık olmadıysam da sevdim, şaşırdım… Her ne olursa olsun, herkesin hayatta mutlaka en az bir kez görmesi gereken bir yer olduğunu düşünüyorum. İnsan başka hiçbir yerde göremeyeceği şeyleri görüyor, ufku açılıyor, vizyonu başka hiçbir memleketin yapamayacağı kadar genişliyor Hindistan’da. Adeta başka bir gezegen zira orası, hiçbir yere benzemiyor, ne olduğunu şaşırıyorsun. Bambaşka bir yaşam… Tayland’dı, Kazakistan’dı, Avrupa’ydı, hiçbiri Hindistan kadar şaşırtmadı beni açıkçası. Hindistan ile ilgili duyduğum en güzel benzetme ise, orada burada gördüğüm posterlerdeki slogandı sanırım: The amazing circus called India. Öyle vallahi, sirk gibi bir yer kesinlikle. Renkli, zengin, fakir, çılgın, üzücü, mutlu, garip, şaşırtıcı, güldüren, ağlatan bir acaip gezegen. Dediğim gibi, herkesin seveceğini garanti edemem ama herkesin bir şeyler öğreneceğini garanti edebilirim. Herkese göre olmayan ama bence herkesin bir kere görmesi gereken bir yer yani.